“Mustafa Ulusoy” Teşekkürler….
Okulumuza kocaman teşekkürlerle başlamak istiyorum. Edebiyat zümresi olarak her yıl birbirinden değerli isimleri bizlerle buluşturuyorlar. Bence bu çok önemli ve gerçekten bizim açımızdan çok yararlı etkinlikler. Bugün ise okulumuza Mustafa Ulusoy geldi. Önceden gelen yazarlardan farklı olarak bize aşktan bahsetti. Açıkca söyleyeyim kitabı elime dün ulaştığı için okumamıştım, ama bugünden sonra diğer tüm eserlerini de okumayı planlıyorum. Umarım bir gün tekrar karşılaşabilirim onunla. Aşk… Karmaşık. Realist bir konuşmacı. Normalde bu tarz insanları sevmem ama nedense benimseyiverdim… Belki de söylediklerini hayatımda bir yere oturtabildiğim, kendimden bir şeyler bulduğum içindi. Tek sorun… O aşka inanmıyordu. aşkın kendimizin beğenilme duygumuzu tatmin etmek için olduğun söyledi. Platonik olanların bile hayallerinde o kişinin kendilerini beğendiğini düşlediklerini belirtti. Mantıklı… Ama aşk zaten mantıkdışı olan değil miydi…
Acı… Her insanda bir parça acı var. Ama acılar değil mi mutluluğun değerini bize gösteren? Bence acılar olmalı. Allah kaldıramayacağımızı vermediği sürece (ki öyle bir şey de yapmaz.). Umarım biz acılarımızla başetmeyi öğreniriz.
Ve… Seviyorum demekle bitmiyordu sevmek. Anlattığı minicik hikayeyi paylaşmak isterdim ama “aramızda sırdı değil mi? ” Bu yüzden anlatamayacağım. Sadece şunu söylemek istiyorum, seviyorum dediğimiz zaman sevmeyiz… Sevmek eylemdir. Hayatınının her alanında ona bir yer vermektir. Boş zamanlarını ona ayırmak değil, ona zaman yaratmaktır. İlgilenmektir ve bu ilgilenmekten zevk almaktır. Onu seversiniz, gerçekten bir şeyler hissedersiniz ama onun için bir şey yapmalı insan. Bu bencillik mi? Hayır. Bu aşk. Ve aşk bu yüzden farklı.
Kendimi bencil zannediyordum. Yalnız değilmişim. Sevdiğimiz için ne kadar çok şey yapıyorsak o kadar seviyoruzdur bence. Ne kadar çok şey yapabilceksek. “Onun için değişmek?” en büyüğü de bu bence. Çünkü kolay olmaz değişmek. Ve insan ancak çok isterse yapar. Sevdiğini kırıyorsan, onun için değişmeyi bilmek gerek.
Vicdan azabı ve kendimi suçlayan düşüncelerden arındım bugün. Ben aşktan olması gerekeni istiyormuşum. Fazlasını değil. İçim rahat.
Umarım bir daha karşılaşıp sohbet etme imkanım olur. Hiç olmadı bi terapi?? (:
Bu arada Aynalar Koridorunda Aşk’a başlayacağım yakında.
Herkese “Aşk” dolu günler.



1 yorum
Şu anda okuduğum bir kitap :)
Gerçketen çok güzel bir yazı olmuş ya…